tense nedir???
| İngilizce Gramer deyince akla gelen ilk konu mutlaka tense'lerdir. Ben lisede öğrenci iken "tense" sözcüğünün ne anlama geldiğini bilmiyor ve garip terimler arasında bocalayıp duruyordum. Present Perfect tense, continious tense (yazması bile zor), vs.... Günde 8 saat İngilizce dersi alan bir öğrenci olarak ben bile anlayamamıştım TENSE'in ne olduğunu. Sonra öğrendim tabi ne oldğunu ve benim gibi sıkıntı yaşayanlar için bu syafada size TENSE'in ne olduğunu basit bir dille anlatmaya çalışacağım. | |||||||
| İngilizce'de fillierin zamanlara göre aldıkları şekillere VERB TENSES denir. Her dilde fiilerin zaman göre aldıları şekiller farklı olabilir ve İngilizce ile Türkçe'de bu açıdan birbirinden farklıdır. İngilizcede zaman kavramı GEÇMİŞ ZAMAN - ŞİMDİKİ ZAMAN - GELECEK ZAMAN diye 3 ayrı zamana ayrılmıştır. Ve bu 3 zaman kavramı da 4'er farklı şekille gösterilir. Bundan dolayı İngilizce'de 12 VERB TENSE vardır.
| |||||||
19:13 - 8/7/2008 - yorum (yok) - yorum yaz
simple present tense
A – Kullanım Alanları:
– Simple Present Tense (Basit Geniş Zaman), genelde olan olay ve durumları vurgulamak için kullanılır, örneğin dünyanın kendi etrafında dönmesi, suyun 100 derecede kaynaması gibi. Bunlar hep olan ve hiç değişmeyen genel kurallardır ve geniş zamanla ifade edilirler. Bir başka deyişle, geçmişte olan, şuan da olmaya devam eden ve gelecekte de olacak olan şeyleri anlatmak için kullanılır.
Örnek:
The sun rises from the east. (Güneş doğudan doğar.)
– Bunun dışında, her gün yaptığımız günlük aktiviteleri anlatırken de Simple Present Tense kullanırız. Her sabah 7’de kalkmak, her gece yatmadan önce diş fırçalamak ve her haftasonu sinemaya gitmek gibi alışkanlıklar bu kullanıma örnektir.
Örnek:
I get up at 8 o’clock every morning. (Her sabah 8’de kalkarım.)
– (Geçici olmayan) kalıcı durumları anlatırken kullanılırlar:
Örnek:
Mr and Mrs Shaw live in Bristol. (Bay ve bayan Shaw, Bristol’da yaşıyor.)
– Geniş zamanda kullanılan zaman belirteçleri: Always (daima, her zaman), never (asla, hiçbir zaman), often (sık sık), usually (genellikle), rarely (nadiren)
– Son olarak, bazı fiiller (bir sonraki konumuz olan) “şimdiki zaman- present continuous tense” kalıbında kullanılamazlar, sadece ve sadece geniş zamanda (simple present tense) kullanılabilirler. Bu filler şunlardır:
Appreciate (Takdir etmek)
Believe (İnanmak)
Belong (Birine, bir şeye ait olmak)
Care (İlgilenmek, umursamak)
Consist (İçermek)
Cost (Kıymette olmak, mal olmak, pahası olmak)
Contain (Kapsamak, ihtiva etmek)
Depend (Bağlı olmak)
Dislike (Hoşlanmamak)
Doubt (Şüphelenmek)
Envy (Kıskanmak)
Exist (Mevcut olmak)
Fear (Korkmak)
Feel (Hissetmek)
Hate (Nefret Etmek)
Hear (Duymak)
Include (İçermek, kapsamak)
Imagine (hayal etmek, aklında canlandırmak)
Know (Bilmek)
Like (Hoşlanmak)
Love (Sevmek)
Mean (Manasında olmak, anlamına gelmek)
Need (İhtiyaç duymak)
Owe (Borçlanmak)
Own (Sahip olmak, malik olmak)
Possess (-e sahip olmak)
Prefer (Tercih etmek, yeğlemek)
Realise (Gerçekleştirmek)
Remember (Hatırlamak)
See (Görmek)
Seem (Görünmek, gözükmek)
Smell (Koklamak, kokmak)
Sound ( … gibi görünmek, kulağa …. gibi gelmek)
Suppose (Zannetmek, farzetmek)
Taste (Tatmak, tadına bakmak)
Understand (Anlamak)
Want (İstemek)
NOT: Bu fiillerin akılda kalması için şuna dikkat edin: Bu listedeki fiillerin hiçbiri, bir hareket / devinim / aktivite bildirmez, sadece durum - hal bildirirler. Bu sebeple de sadece geniş zamanda kullanılabilirler. Bu konuyla ilgili olarak, şimdiki zamanın anlatıldığı konuya da göz atmanızda fayda vardır.
B - Olumlu, Olumsuz ve Soru Cümlesi Biçimleri:
Geniş Zaman’da Olumlu Cümle
Eğer cümlemiz olumluysa ve özne olarak “he”, “she” ya da “it” ten biri kullanılıyorsa fiil “s” , “es” veya “ies” eklerinden birini alır. Diğer öznelerde fiile ek getirilmez. Peki “he”, “she” veya “it” öznelerinden biri kullanılırken fiile “s” , “es” veya “ies” eklerinden hangisini getireceğimizi nereden bileceğiz?
*Eğer fiil “y” ile bitiyorsa, fiildeki “y” düşer ve “ies” alır:
fly – flies try – tries study – studies gibi.
* Eğer fiil “s , sh , ch , x” gibi harflerle bitiyorsa, fiil “es” eki alır:
watch – watches fix - fixes finish – finishes gibi.
* Bu iki kural dışındaki fiillere sadece “s” harfi gelir.
Not: Sahip olmak anlamına gelen have fiili yukarıdaki ek getirme kurallarının dışında kalır. He, she ve it özneleriyle kullanıldığında has haline dönüşür.
I have nothing. (Hiçbir şeyim yok.)
She has nothing. (Hiçbir şeyi yok.)
Örnek:
They go to bed at 23:00 every night. (Her gece 23:00’da yatmaya giderler.)
She sometimes plays guitar. (Bazen gitar çalar.)
He never watches the news. (Asla haberleri izlemez.)
Geniş Zaman’da Olumsuz Cümle
Eğer olumsuz bir cümle kuruyorsak, “he, she, it” öznelerinden biriyle başlayan cümleye “doesn’t” yardımcı fiili gelir. Geri kalan öznelerle başlayan fiiller “don’t” yardımcı fiilini alırlar.
Örnek:
She doesn’t want to go to the cinema. (O, sinemaya gitmek istemez.)
We don’t like TV shows. (Biz, televizyon şovlarını sevmeyiz.)
Hatırlatma: Simple present tense - olumsuz cümlede fiile hiçbir ek getirilmez, olumlu cümlede gördüğümüz sadece “he-she-it” öznelerine gelen ekler, olumsuz cümlede yardımcı fiile geldiğinden dolayı tekrar ana fiile ek getirilmez.
Örnek:
He doesn’t play any pc game. (Hiçbir bilgisayar oyunu oynamaz.)
It doesn’t smell so good. (Pek de iyi kokmaz.)
* “Asla” anlamına gelen never zaten olumsuz bir anlama sahip olduğu için, içinde never geçen cümlede ikinci bir olumsuzluk eki kullanılmaz. Çünkü never ile cümleye zaten olumsuz anlam yüklenir.
Örnek:
She never smokes. (Asla sigara içmez.)
They never watch cartoon. (Asla çizgi film izlemezler.)
Geniş Zaman’da Soru Cümlesi
Soru cümlelerinde, özne “he, she, it” ise yardımcı fiil olarak “does”, diğer öznelerle de “do” kullanırız. Soru cümlelerinde yardımcı fiilimiz özneden önce gelir ve fiilimiz herhangi bir ek almaz. (Eğer “ne, nerede, kim, niçin, ne zaman, ne kadar” gibi herhangi bir soru kelimesi kullanılacaksa, en başa o kelime getirilir, ardından yukarıda belirtilen kurallar uygulanır.)
Örnek:
Do you want to watch film? (Film izlemek ister misin?)
Does he study for the exam? (Sınav için çalışır mı?)
Eğer sorumuz olumsuz olacaksa “do” yerine “don’t” , “does” yerine de “doesn’t” kullanırız:
Örnek:
Don’t you come to the party? (Partiye gelmez misin?)
Doesn’t she watch TV me? (Televizyon izlemez mi?)
19:10 - 8/7/2008 - yorum (yok) - yorum yaz
present continuous tense
A – Kullanım Alanları:
– Present Continuous Tense (Şimdiki Zaman), içinde bulunduğumuz anda yapıyor olduğumuz şeyleri anlatırken kullanılırlar.
Örnek:
I am watching TV right now. (Şu an televizyon seyrediyorum.)
– Geçici olan durumları anlatırken kullanırız.
Örnek:
I’m sleeping on a sofa these days because my bed is broken. (Bu günlerde kanepede uyuyorum çünkü yatağım kırıldı.)
You’re spending a lot of Money these days. (Bu günlerde çok para harcıyorsun.)
– Aşağıda verilen fiiller, şimdiki zaman kalıbıyla kullanılamazlar çünkü bir hareket, eylem bildirmezler sadece durum bildirirler. Koşmak, zıplamak, yürümek, taşımak gibi fiiller hareket bildirdikleri için şimdiki zaman kalıbıyla kullanılabilirler fakat aşağıda verilen fiiller ve bunlara benzeyen diğer birçok fiil sadece ve sadece geniş zamanda kullanılabilirler:
Appreciate (Takdir etmek)
Believe (İnanmak)
Belong (Birine, bir şeye ait olmak)
Care (İlgilenmek, umursamak)
Consist (İçermek)
Cost (Kıymette olmak, mal olmak, pahası olmak)
Contain (Kapsamak, ihtiva etmek)
Depend (Bağlı olmak)
Dislike (Hoşlanmamak)
Doubt (Şüphelenmek)
Envy (Kıskanmak)
Exist (Mevcut olmak)
Fear (Korkmak)
Feel (Hissetmek)
Hate (Nefret Etmek)
Hear (Duymak)
Include (İçermek, kapsamak)
Imagine (hayal etmek, aklında canlandırmak)
Know (Bilmek)
Like (Hoşlanmak)
Love (Sevmek)
Mean (Manasında olmak, anlamına gelmek)
Need (İhtiyaç duymak)
Owe (Borçlanmak)
Own (Sahip olmak, malik olmak)
Possess (-e sahip olmak)
Prefer (Tercih etmek, yeğlemek)
Realise (Gerçekleştirmek)
Remember (Hatırlamak)
See (Görmek)
Seem (Görünmek, gözükmek)
Smell (Koklamak, kokmak)
Sound ( … gibi görünmek, kulağa …. gibi gelmek)
Suppose (Zannetmek, farzetmek)
Taste (Tatmak, tadına bakmak)
Understand (Anlamak)
Want (İstemek)
B – Şimdiki Zaman’da Fiile Getirilen Ekler
Bu zaman kalıbımızda fiile –ing eki getirilir. Ancak bazı fiil gruplarında bazı harfler düşer, ya da son harf iki kez kullanılır. Açıklamalara bakalım:
* Sonu “-e” ile biten fiillerde bu harf düşer: move – moving / live – living / give – giving
* Bir üst maddeye karşın, “-ee” ile bitiyorsa değişme olmaz: see – seeing / agree – agreeing
* Sonu “-ie” ile biten fiillerde bu harfler “-y” harfine dönüşür: tie – tying / lie – lying / die – dying
* Bir sesli ve bir sessiz şeklinde sonlanan tek heceli fiillerde son harf ikilenir: sit – sitting / drop – dropping
* Bir sesli ve bir sessiz şeklinde sonlanan iki heceli fiillerde vurgu ikinci hecedeyse son harf ikilenir:
forget – forgetting / prefer – preferring / admit - admitting
* “L” harfiyle biten tüm fiillerde son harf ikilenir: travel – travelling / cancel - cancelling
C – Olumlu, Olumsuz ve Soru Cümlesi Biçimleri:
Şimdiki Zaman’da Olumlu Cümle
Şimdiki zamanda kurduğumuz olumlu cümlelerde, özneye uygun yardımcı fiil kullandıktan sonra fiile
B bölümünde anlatılan kurallara uygun olarak -ing eki getirilir. Öznelere gelen yardımcı fiiller ise şunlardır:
I – am
He / She / It – is
We / You / They – are
Örnek:
I am studying lesson. (Ders çalışıyorum.)
She is watching the game. (Oyunu seyrediyor.)
Şimdiki Zaman’da Olumsuz Cümle
Şimdiki zamanda kurduğumuz olumsuz cümlelerde, özneye uygun olarak getirilen yardımcı fiile olumsuz ek getirilir ve fiile yine B bölümünde anlatılan kurallara uygun olarak –ing eki getirilir.
Örnek:
I am not studying lesson. (Ders çalışmıyorum.)
She isn’t watching the game. (Oyunu seyretmiyor.)
Yardımcı fiillerde kısaltmalar şu şekilde yapılabilir:
Is not = isn’t
Are not = aren’t
Şimdiki Zaman’da Soru Cümlesi
Şimdiki zamanda kurduğumuz soru cümlelerinde, aynen olumlu cümledeki kuralları uygularız. Tek farkımız, yardımcı fiilin başa gelmesidir. (Eğer “ne, nerede, kim, niçin, ne zaman, ne kadar” gibi herhangi bir soru kelimesi kullanılacaksa, en başa o kelime getirilir, ardından yukarıda belirtilen kurallar uygulanır.)
Örnek:
Is she watching the game? (Oyunu seyrediyor mu?)
Am I studying lesson? (Ders çalışıyor muyum?)
Eğer sorumuz olumsuz olacaksa, yardımcı fiili olumsuz yapmamız yeterlidir.
Örnek:
Isn’t she watching the game? (Oyunu seyretmiyor mu?)
Aren’t we studying lesson? (Ders çalışmıyor muyuz?)
19:09 - 8/7/2008 - yorum (yok) - yorum yaz
present perfect tense
| The Present Perfect Tense / geçmişten bugüne ve halâ | |||||
|
23:52 - 7/7/2008 - yorum (yok) - yorum yaz
present perfect continuous
| Present Perfect Continuous Tense | |||||||
|
22:57 - 7/7/2008 - yorum (yok) - yorum yaz
simple past tense
A – Kullanım Alanları:
* Past Tense (Geçmiş Zaman) kalıbını, geçmişte olmuş olay ve durumları anlatırken kullanırız.
Örnek:
She painted the wall. (Duvarı boyadı.)
B – Geçmiş Zaman’da Fiile Getirilen Ekler
Geçmiş zaman kalıpları için fiiller ikiye ayrılırlar. Düzenli fiiller ve düzensiz fiiller. Düzensiz fiillerin listesi, başlangıç konuları kısmında verilmiştir. Cümlede kullanılan fiilin düzensiz olup olmadığını öğrenmek için listemize bakınız. Fiile ek getirmeyle ilgili olarak aşağıda sıralanan 5 madde, sadece düzenli fiiller için geçerlidir.
* Geçmiş zamanda fiile getirilen standart ek “-ed” ekidir. Fakat eğer fiil “e” ya da “ee” harfleriyle bitiyorsa, fiile sadece “-d” eki getirilir:
move – moved / live – lived / agree – agreed gibi.
* Sonu “-y” ile biten fiillerde bu harf “-i” harfine dönüşür ve yukarıdaki maddede bahsettiğimiz “-ed” eki getirilir:
carry – carried / bury – buried gibi.
* Bir sesli ve bir sessiz harfle biten tek heceli fiillerde son harf ikilenir:
drop – dropped gibi.
* Bir sesli ve bir sessiz harfle biten iki heceli fiillerde vurgu ikinci hecedeyse son harf ikilenir:
prefer – preferred / admit – admitted gibi.
* “L” harfiyle biten fiillerde son harf ikilenir:
travel – travelled / cancel – cancelled
C – Olumlu, Olumsuz ve Soru Cümlesi Biçimleri:
Geçmiş Zaman’da Olumlu Cümle
Geçmiş zaman kalıbında olumlu cümle kurarken, herhangi bir yardımcı fiil kullanılmaz; sadece fiile yukarıda belirtildiği biçimde ek getirilir. (Eğer fiil düzensiz ise herhangi bir ek almaz, düzensiz fiiller listesinde belirtilen şekle dönüşür. Düzensiz fiiller için listemize bakınız.)
Örnek:
He played guitar last night. (Dün gece gitar çaldı.)
They went to the hospital yesterday. (Dün hastaneye gittiler.) (Burada, go fiili düzensiz olduğu için ikinci hali olan went’i kullandık.)
Geçmiş Zaman’da Olumsuz Cümle
Geçmiş zaman kalıbında olumsuz cümle kurarken, özneden sonra olumsuz yardımcı fiil didn’t (did not) kullanılır, fiil herhangi bir ek almaz veya değişime uğramaz, mastar haliyle kullanılır.
Örnek:
She didn’t visit her grandmother last week. (Geçen hafta büyükannesini ziyaret etmedi.)
Geçmiş Zaman’da Soru Cümlesi
Geçmiş zamanda soru cümlesi yaparken, cümlenin başına “did” yardımcı fiili getirilir, ardından özne ve ardından da fiilin ek almamış veya değişmemiş hali yani mastar hali getirilir. (Eğer “ne, nerede, kim, niçin, ne zaman, ne kadar” gibi herhangi bir soru kelimesi kullanılacaksa, en başa o soru kelimesi getirilir, ardından yukarıda belirtilen kurallar uygulanır.)
Örnek:
Did you meet him at the party last weekend? (Geçen haftasonu onunla partide karşılaştın mı?)
Eğer sorumuzu olumsuz yapacaksak, yardımcı fiile olumsuzluk eki olan “not” ekini getiririz.
Örnek:
Didn’t he study for the exam three days ago? (3 gün önce sınav için çalışmadı mı?)
16:16 - 6/7/2008 - yorum (yok) - yorum yaz
past continuous tense
| * Past Continuous Tense, geçmiş zamanda belli bir süre içinde yapılan olayları anlatmak için kullanılmaktadır. Şimdiki zaman nasıl ki, şu an yapılan olayları anlatıyorsa, past continuous ta geçmişte anlatmaktadır. KUral olarak iki zaman birbirinden çok farklı değildir. Sadece past continuous tense te, geçmiş zaman yardımcı fillerini kullanmamız gerekmektedir. - Geçmiş zamanda kullanılan yardımcı filler : was were dü. - Şimdiki zamanda cümle oluşturmak ise şu şekilde olmaktaydı: He is drinking milk (O süt içiyor.) They are waiting for bus. (Onlar otobüs bekliyor.) - Şimdiki zamandaki bu cümleleri geçmiş zamandaki sürekli zamana yani past continuous a çevirmek istediğimizde sadece yardımcı fiilleri değiştirmemiz yeterli olacaktır: - He was drinking milk. (O, süt içiyordu.) - They were drinking milk. (Onlar süt içiyordu.) - I was watching television at 9 o"clock last evening. (Dün akşam 9da televizyon izliyordum.) - My mother was cooking dinner at 4 o"clock yesterday. (Annem dün 4te yemek pişiriyordu.) - John and Tina were going to the cinema last weekend.(John ve Tina geçen haftasonu sinemaya gidiyordu.) - Children were jumping rope in the garden. (Çocuklar bahçede ip atlıyordu.) - He was listening to music. (O müzik dinliyordu.) - My grandfather was watching television. (Dedem, televizyon izliyordu.) - Laura was watering the flowers. (Laura bahçeyi suluyordu.) - My uncle and Mr. Floyd were playing tennis on Saturday. (Amcam ve Bay Floyd cumartesi günü tenis oynuyordu.) |
21:21 - 5/7/2008 - yorum (yok) - yorum yaz
past perfect tense
Geçmişte yapılan iki farklı eylemden daha önce yapılan eylemi ifade eder. Basit olarak Türkçemizdeki “mış’lı geçmiş zaman” diyebiliriz. İkinci yapılan eylem Past Simple Tense ile ifade edilir.
Bu tense’de kullanılan yardımcı fiil “have”in geçmiş zamanda (past) kullanılan hali olan “had”dir ve bütün öznelerden sonra hiç değiştirmeden sadece “had” kullanılır. Yani olumsuz yaparken “had + not” ve soru yaparken de “had + subject + V3 ” kullanılır.
Örnekleri inceleyiniz:
1. I had had breakfast before I went out.
(Çıkmadan önce kahvaltı yaptım / yapmıştım)
Bu cümlede “I had had breakfast” (kahvaltı yaptım) cümlesi önce yapılan eylemdir ve Past Perfect Tense ile ifade edilmiştir. “I went out”cümlesi de ikinci yapılan eylemdir ve Past Simple Tense ile ifade edilmiştir.
Ali went to bed after he had done his homework.
(Ali ev ödevini bitirdikten sonra yattı)
Bu cümlede “he had done his homework” (ev ödevini bitirdi) cümlesi önce yapılan eylemdir ve Past Perfect Tense ile ifade edilmiştir.
2. Gerçekleşmemiş bir beklenti, istek de Past Perfect Tense ile ifade edilir.
I had wanted to go my hometown this week, but unfortunately I have been ill.
(Bu hafta memleketime gitmek istemiştim ama hastalandım) (Bu yüzden gidemedim)
20:25 - 5/7/2008 - yorum (yok) - yorum yaz
past perfect continuous tense
Cümle Yapısı
Olumlu cümle :
özne + had been + fiil + ( - ing ) + nesne
Olumsuz cümle :
özne + had + not + been + fiil + ( - ing ) + nesne
Soru cümlesi :
had + özne + been + fiil + ( - ing ) + nesne
Bu tense aynı Present Perfect Continuous Tense'de olduğu gibi geçmişte yaşanan ve belirli bir süreci kapsayan eylemleri anlatmak için kullanılır. Fakat bu tense'i kullanmamız için geçmişte yaşanan ve bir süre devam eden eylemin, başka bir eylemden önce yaşanmış olması gerekir.
ÖRNEK TABLO
| (+) | (-) | (?) |
| I had been playing | Had I been playing? | I hadn't been playing |
| You had been playing | Had you been playing? | You hadn't been playing |
| He had been playing | Had he been playing? | He hadn't been playing |
| She had been playing | Had she been playing? | She hadn't been playing |
| It had been playing | Had it been playing? | It hadn't been playing |
| We had been playing | Had we been playing? | We hadn't been playing |
| They had been playing | Had they been playing? | They hadn't been playing |
USE 1 Duration Before Something in the Past |
We use the Past Perfect Continuous to show that something started in the past and continued up until another time in the past. "For five minutes" and "for two weeks" are both durations which can be used with the Past Perfect Continuous. Notice that this is related to the Present Perfect Continuous; however, the duration does not continue until now.
(Past Perfect Continuous Tense, geçmişte bir eylemin başladığını ve geçmişte yaşanan başka bir eyleme kadar devam ettiğini ifade etmek için kullanılır. "Beş dakika boyunca" veya "iki hafta boyunca" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılabilir. Dikkat ederseniz bu tense'in kullanımı Present Perfect Continuous tens'in kullanımına yakındır, fakat bu tense'de bahsedilen eylem bu güne kadar sürmemektedir.)
EXAMPLES:
They had been talking for over an hour before Tony arrived.
(Tony varmadan önce bir saatten fazla bir süredir konuşmaktaydılar.)
She had been working at that company for three years when it went out of business.
(Şirket batmadan önce üç yıldır orada çalışmaktaydı.)
James had been teaching at the University for more than a year before he left for Asia.
(James Asya'ya gitmek için ayrılmadan önce bir yıldan fazla bir süredir Üniversite'de eğitim veriyordu.)
19:27 - 5/7/2008 - yorum (yok) - yorum yaz
simple future tense
İngilizcede geleceği anlatmak için will ve be going to kullanılır. Be going to önceden tasarlanmış ve yapmaya karar vermilmiş olayları anlatmakta kullanılır. Will ise önceden tasarlanmadan yapılan işleri anlatır.
|
18:30 - 5/7/2008 - yorum (yok) - yorum yaz
MAİL OKUYARAK OTURDUĞUN YERDEN PARA KAZAN...TIKLA...
| Sonraki Sayfa |